Meditime Fizik Tedavi Ünitesine Hoşgeldiniz.

Çalışma Saatleri : 09:00 - 16:00
  İletişim : 0216 660 04 24

All Posts Tagged: fizik tedavi ve rehabilitasyon

yumusak doku romatizması fibromiyalji

Yumuşak Doku Romatizması ve Fizik Tedavi

Yumuşak doku veya eklem dışı romatizmal hastalıklar günlük pratikte çok fazla sayıda karşılaşılan bir sağlık sorunudur.

Romatizmal hastalıkların yaklaşık olarak % 60 kadarını yumuşak doku romatizmaları oluşturmaktadır.

Yumuşak doku romatizmaları tutulan yumuşak dokunun türüne veya ağrının lokalizasyonuna göre iki bölümde sınıflandırılabilir.

  1. Bölgesel ağrı şeklinde izlenenler:

    • Tendon hastalıkları

    • Tendon-kemik yapışma yeri patolojileri

    • Yastıkçık ( bursa ) hastalıkları

    • Cilt altı bağ dokusu veya yağlı dokunun hastalıkları

    • Çevresel sinir hastalıkları

    • Eklem çevresi hastalıkları

  2. Yaygın ağrı şeklinde izlenenler:

    • Fibromiyalji sendromu

    • Miyofasiyal ağrı sendromu

    • Kronik yorgunluk sendromu

    • Polimiyalji romatika

Bölgesel ağrı şeklinde izlenen gruptaki patolojilerin genel ortak özellikleri tekrarlayan travmalar veya zorlanmalar sonrası ortaya çıkmasıdır. Travma ve zorlanma dışında enflamatuar, metabolik, toksik, enfeksiyöz veya vaskuler nedenlerle de gelişebilir.

Ağrı ve bölgesel hassasiyet ilgili kasın kasılması ile artış gösterir. Bölgesel ısı artışı, kızarıklık, şişlik ve uzun süreli hareketsizlik sonucunda kasta atrofi de tabloya eklenebilir.

Tedavide istirahat, ilaç tedavisi, bölgesel enjeksiyon uygulaması, fizik tedavi yöntemleri tek başlarına veya birlikte kombine edilerek uygulanabilir.

Yaygın ağrı şeklinde izlenen grup ise daha çok kadınlarda görülmesiyle ve kronik ağrı nedenlerinin başında gelmesi nedeniyle oldukça önemli bir sağlık problemidir.

Fibromiyalji Sendromu:

Yaygın kas-iskelet ağrısı, vücudumuzdaki belirli noktalara parmakla basmakla ortaya çıkan ağrı, yorgunluk, sabah tutukluğu, uyku bozukluğu, hareketle ağrı, gerilim tipi baş ağrıları, mensturasyon öncesi ağrıda artış gibi klinik görünümlerle karşımıza çıkan, 30-50 yaş arasında büyük çoğunlukla kadınlarda görülen bir tablodur.

Ağrı yakınmaları soğuk, nemli hava, stres ve uykusuzlukla şiddetlenir. Hastalar kendilerini her zaman yorgun hissettiklerini, hiç enerjilerinin olmadığını söylerler. Uyku kaliteleri bozulmuştur. Hastaların büyük bir çoğunluğu yumuşak dokuların şişliğinden yakınırlar ve bu bulgu subjektiftir. Uyuşma, karıncalanma gibi duyu bozuklukları sıktır.

Miyofasiyal Ağrı Sendromu:

Kronik yaygın ağrı yapan hastalıklar içinde çok sıklıkla karşılaştığımız bir hastalık olup tanı koymak zor değildir.

Kaslardaki ‘tetik nokta’ diye isimlendirilen noktalardan kaynaklanan ağrı, kas spazmı, hassasiyet, tutukluluk, eklem hareket kısıtlılığı, yorgunluk gibi yakınmalarla seyreder. Hastalar kaslarının içindeki çok ağrılı bir noktadan, batıcı, bıçak saplanır gibi sivri veya yanıcı ağrıdan yakınırlar. Yakınmalar yorgunluk, aşırı egzersiz, soğuk hava, stres veya enfeksiyonlar ile artar, aksine sıcak, gevşeme egzersizleri, masaj ile azalır.

Polimiyalji Romatika:

Bir ay veya daha fazla süreli, omuz kuşağı, kalça kuşağı ve boyun bölgesinden en az ikisini tutan ağrı ile birlikte, sedimantasyon yüksekliğinin bulunduğu bir tür yumuşak doku romatizmasıdır. Sıklıkla 50-90 yaş arasında kadınlarda izlenir. Yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı sıktır, sabah tutukluğu belirgindir.

Kronik Yorgunluk Sendromu:

Organik bir neden bulunmaksızın ciddi ve ileri derecede kuvvetsizlik gösteren bir tablodur. Uyku bozukluğu ve fibromiyalji bulguları izlenir. Başka hastalıklarla ayırıcı tanısı yapılmalıdır.

Tüm yumuşak doku romatizmalarının birbirinden farklı ve çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Birbirine birçok yönden benzerlik gösteren hastalıkların öncelikle ayırıcı tanıları yapılmalıdır. Tedavide farklılıklar mevcuttur. Uygun sürede istirahat önemlidir. Hastalığın dönemine göre sıcak veya soğuk uygulamasından yararlanan hastalar olmaktadır.Ağızdan alınan ilaçlar veya ağrılı bölgeye uygulanan enjeksiyon tedavileri sorunu çözmede yardımcı olmaktadır. Tüm yumuşak doku hastalıklarının her döneminde uygulanan fizik tedavi yöntemleri yüz güldürücü sonuçlar sağlamaktadır.

Devamı
spor yaralanmaları ve fizik tedavi

Spor Yaralanmalarında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

İnsanlar gerek profesyonel olarak, gerekse amatör olarak günlük hayatlarında sporla daha iç içe yaşar hale gelmişlerdir. Geçmişten günümüze değin spora ilginin artışı yanı sıra, spor tipleri de artmakta, yeni yeni spor aktiviteleri eklenmektedir. Spor, insan vücudunu sağlıklı tutmanın yanında, hastalıklardan korunmada da yardımcı olmaktadır.

Günümüzde sosyal barış ve toplumların birbiriyle kaynaşmasını sağlayan spor, artık spor hekimliği olarak adlandırılan bir bilim dalının spesifik uğraşı alanına girmektedir. Bu dal, hareket ve hareketsizliği bilimsel yöntemlerle inceleyip spor yapanların hizmetine sunduğu gibi, spora bağlı yaralanma ve sakatlıkları da inceleyerek, gerekli önlemlerin alınması ve sakatlıkların tedavisi konularında çalışma yapmaktadır. Spor hekimliği ekip çalışmasını gerektirmektedir. Bu ekipte; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hekimi, Spor hekimi, Ortopedist, Fizyoterapist bulunur. Bunlara yardımcı olarak antrenör, sporcu, diğer konsültan hekimler ( Ürolog, Psikiyatrist gibi ), spor malzemesi üreten ve satanlar ve spor aktivitesinin yapıldığı tesisin sorumluları bulunurlar. İnsan sağlığını tehlikeye atmadan spor aktivitesinde bulunmak ve oluşabilecek sakatlıkları önlemek veya gidermek için yukarıda sayılan unsurların birbiriyle uyumlu çalışmaları şarttır.

Spor, kişiyi bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak üst düzeyde tutarak, yaşam kalitesini arttırmalıdır.Yarışma ruhunu sağlayarak başarıyı geliştirir, kendine güvenini sağlayarak, disiplinli ve programlı yaşamayı temin eder.

Spor yaralanmalarının yaklaşık olarak % 75’i önemsizdir, geri kalan % 25’i ise ciddi sakatlıklara neden olur.

Sportif aktiviteleri kabaca 5 gruba ayırabiliriz.

  1. Temaslı ve darbeli: Futbol ve boks

  2. Sınırlı temaslı ve yorucu: Basketbol

  3. Yorucu ve temassız: Dans, koşu ve yüzme

  4. Orta derecede yorucu: Masa tenisi

  5. Temassız ve yormayan: Golf ve atıcılık gibi

Spor sakatlıklarını önlemenin en önemli aşaması kişiye uygun sportif aktivitenin belirlenmesidir.

Spor yaralanmaları; ilgili anatomik bölgeye aşırı yük binmesi, eklem hareketi ile karşı koyan kuvvet arasındaki dengesizlik veya fazla enerji kaybı ve yorgunluk sonucunda oluşmaktadır. Bu mekanizmaların biri veya birkaçı kemik, eklem veya yumuşak dokularda ( kas, tendon, bağ vs dokular ) yaralanmalara yol açmaktadır. Yaralanmalar aniden ( akut ) veya yavaş, küçük ve tekrarlayan zorlanmalar nedeniyle ( kronik ) meydana gelir.

Sportif yaralanmanın rehabilitasyonunda kişiye özgü bir plan yapılmalıdır. Bu plan; ne yavaş ne de hızlı olmalı, zorlayıcı olmamalı, dokuların biyolojik tamir sürecine uygun olmalı, iyi programlanmalı, kişiyi motive etmeli ve yaralanmayı takiben hemen başlamalıdır. Bu program temel olarak 4 kademeden oluşur.

  1. kademe: Ağrı ve enflamasyonun azaltılması ve önlenmesi için hastalar mümkün olan en kısa sürede aktif hareket eder hale getirilmelidir.

  2. kademe: İlgili yaralı bölgenin fonksiyonel kuvvetlendirilmesi yapılır.

  3. kademe: Kasların güçlendirilmesine yönelik ileri kuvvet çalışmaları ve spora ait özel hareketler verilir

  4. kademe: Sporcunun özel becerileri geliştirilir, hız ve çevikliği arttırılır.

Spor yaralanmasını takiben yapılacaklar kısaca İBKE olarak adlandırılan önlemler olmalıdır.

İ = İstirahat: İlgili bölge istirahate alınır

B= Buz: Açık yara yoksa ilk 3 gün zarfında günde 5-6 defa ve her defasında 10-15 dakika buz uygulaması şişlik ve ağrıyı azaltır, kanamayı durdurur.

K= Kompresyon: Kanama ve şişliği önlemek için turnike veya bandaj olarak uygulanır, arada 15 dakika kadar gevşetilir.

E= Elevasyon: Yaralı bölgenin kalp seviyesinden daha yukarıda tutulması demektir.

Bu dönem ve sonrasında yaralının mutlaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hekimi tarafından görülerek rehabilitasyon tedavisinin planlanması gerekmektedir. Bu dönemde kullanılan fizik tedavi ajanlarından bazıları;

Sıcak veya soğuk ısı: Yüzeyel veya derin olarak uygulanır. Dolaşımı arttırır, ağrıyı azaltarak spazmı çözer, yapışıklıkları giderir, doku esnekliğini arttırır. Elektrik akımları: Bu amaçla kullanılan çeşitli akım tipleri ağrı giderilmesi, kas ve sinir dokularının uyarılmasında kullanılır.

Masaj: Elle veya aletlerle yapılabilir. Kan ve lenf dolaşımını arttırır, yapışıklıkları önler, dokuların beslenmesini arttırarak zararlı maddelerin dokudan uzaklaşmasına yardımcı olur.

Egzersiz: Kasların eğitimi ve kuvvetlendirilmesinde en önemli rolü oynar. Hidroterapi ( su tedavisi ) ve balneoterapi ( kaplıca tedavisi ): Su içerisinde egzersiz daha kolay ve ahekli yapılır, aynı zamanda suyun sıcaklığından, kaldırma kuvvetinden, içindeki minerallerin tedavi edici özelliklerinden ve mekanik etkisinden faydalanılır.

Basınçlı cihazlar ( pnömatik eksternal kompresyon cihazı ): Kol ve bacaklara uygulanır, dolaşımı düzenler, masaj etkisi vardır.

Traksiyon ( çekme ): Eklem aralığını açarak, sıkışmış yapıların zarara uğramasını engeller, istirahat sağlar.

Manüpülasyon ve mobilizasyon: Hareket kısıtlılığını giderir.

Uz. Dr. Erdal YÜCEL

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

Devamı